Endometrium (Rahim İçi) Kanseri

Endometrium (Rahim İçi) Kanseri

Endometrium kanseri ülkemizde ve gelişmiş ülkelerde kadın genital kanserleri içerisinde en sık görülen kanserdir. Endometrium kanserinin %90’ı menopozdan sonra görülmekle beraber nadir olarak 40 yaş altında da görülebilir.

Tablo. Korpus uteri olarak adlandırılan rahim kanserinin dünyada ve Türkiye’de kadınlardaki kanser sıklığı arasındaki yeri

Endometrium kanseri belirtileri nelerdir?

Endometrium kanserinin ilk belirtisi menopozdan sonra olan kanamalardır. Menopozdan sonra oluşan kananamaların her türlüsü anormaldir. Menopozdan önceki kadınlarda ise kanama düzensizlikleri (sürekli kanamalar, ara kanamalar gibi) belirtiler verebilir. Nadir olarak kasık ağrısı gibi şikayetler de olabilir.

Endometrium kanseri için riskler:

Endometrium kanserinin en sık görülen tipi olan adenokarsinomda en önemli neden

KARŞILANMAMIŞ ÖSTROJEN’dir. Burada karşılanmamış terimini açmak gerekir. Normal siklusta overde folikül gelişimi ile östrojenin kandaki miktarı artar ve bu artan östrojen endometriumda proliferasyon (hücrelerin çoğalması) olayına neden olur. Daha sonra ovulasyon (yumurtalama) olmasını takiben overdeki folikül yapısı değişime uğrayarak korpus luteum adını alır ve bu yapı progesteron sentez etmeye başlar ve endometrium sekresyon fazı denilen faza geçer. Eğer ovulasyon düzenli olmaz ise progesteron yeterli üretilemez ve östrojenin endometriumdaki etkisini karşılayamaz ve karşılanmamış östrojen etkisi oluşur. Bu etki ile endometriumda proliferasyon, hiperplazi (kalınlaşması) ve arkasından kansere doğru ilerleyebilir. Burada östrojen kaynağı endojen (vücüt tarafından üretilen) östrojendir. Diğer taraftan siz rahmi olan bir kadına sürekli ve tek başına östrojen verirseniz aynı etkiyi burada da görebilirsiniz. Dolayısıyla uterusu yani rahmi olan kadına tek başına östrojen değil progesteron ile kombine ederek vermek gerekir.

Tamoksifen ve Endometrium Kanseri

Endometrium kanseri için risk faktörleri

Nulliparite (hiç doğum yapmamış olmak)

Menopoza geç girmek (52 yaş sonrası)

Obezite

Diyabetes mellitus (Şeker hastalığı)

Tamoksifen tedavisi

Atipik endometriyal hiperplazi

HNPCC (herediter nonpolipozis kanser) sendromu

 

Endometrium kanseri olan kadınların çoğunda ailede endometrium kanseri öyküsü bulunmamaktadır. Yukardaki tabloda görülen HNPCC sendromu ailesel geçiş gösteren bir sendromdur. Bu ailelerde erken başlayan kolon, rektum, over, ince barsak, üreter/böbrek kanseri ve endometrium kanseri görülmektedir. Endometrium kanserinin %2-5´i bu sendroma sahiptir ve %10´u 50 yaş altındadır.

Diğer önemli bir risk faktörü de obesitedir. Endometrial kanserli olguların %17-46´sında obesite vardır. Bunun dışında şeker hastalığı, polikistik over sendromu, erken adet başlaması, geç menopoza girmek de bir risk faktörüdür.

Tamoksifen meme kanseri tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Meme kanseri tedavisi sonrası tekrarlama riskini ve karşı memede kanser gelişme riskini azaltır. Ancak tamoksifen kullanımı sonrası endometrium kanseri gelişme riski artar. Son yıllarda ise meme kanseri tedavisinde aramotaz inhibitörleri de kullanılmaktadır. Bunlarda endometrium kanseri artışı görülmemektedir.

Tamoksifen ve Endometrium Kanseri

Endometrium kanseri tipleri

Endometrium kanserinin en sık görülen şekli adenokarsinom olan tipidir. Olguların %80’ini oluşturan adenokarsinom tipi daha erken evrede ve daha iyi seyirlidir. Diğer tipler ise seröz ve clear cell (berrak hücreli) endometrium kanserleridir.

Tanı

Endometrium kanserinin tanısı rahim içinden alınan biyopsi ile konmaktadır.

Kırk yaşından büyük kadınlarda anormal kanamalar olduğunda veya menopozdan sonra kanama ile gelen olgularda endometrium kanserini tanımak için endometrial örnekleme denilen ve halk arasında parça alma ile ifade edilen küretaj işlemi yapılmalıdır. Çünkü kanserin tanısı sadece biyopsi ile konabilir.

Bazı durumlarda hastalarda hiç bir şikayet olmayabilir. Eğer yapılan ultrasonografik incelemede, özellikle menopozdan sonraki kadınlarda endometrium (rahim iç tabakası) kalın görülebilir (5 cm üstü). Bu durumda da endometriumdan biyopsi yapılması uygundur.

Evreleme

Her kanser tanısı konduktan sonra yapılması gereken ilk işlem bu kanserin yaygınlığının belirlenmesidir ve bu işleme evreleme denmektedir. Endometrium kanserinin ise bugün kabul edilen evrelemesi cerrahi ile yapılmaktadır. Cerrahide çıkarılacak olan uterusun, tüplerin, overlerin, lenf nodlarının incelenmesi ile buralarda tümör olup olmadığı belirlenir. Bunun amacı ameliyat sonrası ek tedavilerin gerekip gerekmeyeceğinin saptanmasıdır.

Tedavi

Endometrium kanserinin asıl tedavisi cerrahidir. Cerrahi ile uterus alınmaktadır ve çoğu vakada cerrahi sırasında tümörün yayılım derecesini (evresini) belirlemek için lenf nodu diseksiyonu, omental biyopsi işlemlerde yapılmalıdır. ile uterusun alınması yani histerektomidir. Genellikle endometrium kanserinde overler alınmaktadır, ancak son yıllarda bu tartışılmaya başlanılmıştır. Özellikle erken ever düşünülen olgularda overlerin bırakılması seçeneği de gündeme gelmiştir.

Laparoskopik cerrrahi (kapalı Teknik)

Cerrahi ile uterusun alınması ve evreleme son zamanlarda minimal invazif tekniklerle (laparoskopik, kapalı) daha çok yapılmaya başlanmıştır. Bunun en önemli nedeni, endometrium kanserli olgularının çoğunun obeze olması ve karın kesilerinde sorun (yara açılması, fıtık gibi ) çıkmasıdır hastalarda büyük karın kesilerinin olmamasıdır. Bugüne kadar laparoskopik tekniklerin hastalık seyri üzerine olumsuz etkisini gösteren bir kanıt yoktur.

Cerrahi yapılmayan olgularda nadir de olsa vardır. Birincisi genç yaşta, çocuk isteyen bir kadında çok erken bir endometrium kanseri olan olgulardır. İkincisi ise cerrahiyi kaldıramayacak kadar sistemik sorunları olan hastalardır. Bu olgularda genellikle yüksek doz progesterone tedavisi verilerek kontrol biyopsileri ile takibini yapmak şeklindedir.

Cerrahi sonrası Adjuvant tedaviler (Kemoterapi ve/veya radyoterapi)

Evre Ia endometrium kanseri dışındaki olgularda yardımcı tedavi olan tedaviler uygulanmaktadır. Erken evrede bu tedavi radyoterapi şeklindedir. Karın alt kısmı olan pelvise dıştan ışın tedavisi ya da vajinadan brakiterapi uygulanır. Daha ileri evrede olan olgularda radyoterapi ile birlikte kemoterapi de kullanılmaktadır.